toplumsal analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
toplumsal analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlk mim'imiz hayırlı uğurlu olsun.

Hayatınızda ‘artık yok’ dediğiniz şeyler var mı?
Evet hayatımda artık olmayan şeyler var, bunların kimisi olumlu, kimisi olumsuz şeyler... Olumlulardan örnek vereyim eskiden daha saf, iyi niyetli ve herkesle paylaşımcıydım; şimdi biraz çıkarcı ve bencil olduğum zamanlar oluyor. Bunun sebeplerinden biri insanlara olan güvenimin azalması ve herkesin her zaman iyiliği hak etmediğini düşünmem.
Eskiden dünyanın geleceğiyle ilgili daha umutluydum; şimdi o kadar değilim.
Eskiden bilgi ulaşması zor bir şey olduğu için kıymetliydi. Mesela adını bilmediğim yabancı şarkıların sözlerini yarım yamalak bir kağıda yazıp belki adını bi yerde görüp öğrenirim diye saklardım ve adını öğrenebilmek nadir bir durum olduğu için kıymetli olurdu. Benim için bir nevi define avı gibiydi. Ama şimdi google'a yazıyorum çıkıyor direkt. :) Tabi bu da güzel... Şimdi o eksiden adını bilmediğim şarkıları aklıma geldikçe arayıp buluyorum internette, o da güzel oluyor. Ama ne bileyim eskiden şarkıların gizemli bir havası vardı hafiften. Ve her ne hikmetse gizemli olan şey, açık olandan daha kıymetli geliyor insana.
Biraz da olumsuzlardan bahsetmek gerekirse, eskiden arkadaşlıkla ilgili çok yanlış algılarım vardı,  örneğin arkadaşının seni sevmesi için onu sürekli onaylaman ve tatmin etmen gerekir gibi. Bu algı artık büyük oranda yok, tam olarak bitmemiş olsa da. Bir de önceden aileden gelen bir alışkanlıkla çok eleştirirdim HER ŞEYİ, kendim dahil. Artık o kadar çok eleştirmiyorum, olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorum. Eskiden yürümeye üşenirdim artık o da pek yok. Yani hala istediğim değişiklikleri tam olarak  yapamamış olsam da gelişme var. :)
Unutmadan bir de konsantrasyonum çok düştü eskiye göre, onu da düzeltmeye çalışıyorum.

Eskiden bu yana neler değişti sizce? Neleri özlüyorsunuz peki, neleri yad ediyorsunuz?
Eskiden bu yana pek çok şey değişti. Toplumsal açıdan bakınca şuna çok üzülüyorum: Eskiden yüceltilen değerler şimdi enayilik ya da anormallik olarak görülüyor ve insan onuruna yakışmayan davranışlar yüceltiliyor. Artık insanlar yaptıkları haksızlıkları açıklarken utanç bile duymuyorlar. Ben etik dışı davranışların meşrulaşmasına üzülüyorum çok fazla. Eskiden bu kadar değildi sanki? "Biz büyüdük ve kirlendi dünya" ya da biz büyüdük ve açıldı gözlerimiz. Hangisi dersiniz? 
Bir de ben çok küçükken mahallede bici bici, elmalı şeker falan satılırdı, aşağı iner alırdık, onları özlüyorum.
Sonra biz küçükken insanlar giyim konusunda daha rahattılar; kıyafetlerin açıklığı ve o vatkalı gömlekleri giymek cesaret ister değil mi? :) Yani 90'ların ruhu da fena değildi hani. Şimdi ise tahammülsüz, farklı olanı dışlayan, öfkeli ve kutuplaşmış insanlar arttı. Neyse bunu daha fazla düşünmek istemiyorum.

Ya da aklınıza gelince ‘iyi ki de değişti’ dediğiniz şeyler oluyor mu?
Evet. Mesela şu internet olayı iyi oldu. Bilgiye ulaşmak kolaylaşınca insanlar kısa zamanda normalde ulaşması güç pek çok bilgiye ulaştılar. Dünyanın sadece kendi şehirlerinden, ülkelerinden ibaret olmadığını anladılar. Gerçi internet biraz da bilgi kirliliği yarattı ama önceden yok muydu sanki? En azından şimdi tek kaynaktan beslenmediğimiz için doğru bilgiye ulaşma ihtimalimiz fazla. 
  
Hayatınızda neyin değişmesini isterdiniz? 
Fazla bir şey değil, adil ve insanların insanca yaşadığı bir dünyada yaşamak isterim. :)
Peki tamam bu kadar genel bir şey dışında... Ben kendimi günlük hayatta pek iyi ifade edemiyorum bu özelliğimi değiştirmek isterim. Bir de babamın maaşının 5-10 katına çıkmasını ya da bana piyango çıkmasını isterim. Çünkü para için istemediğimiz yerlerde istemediğimiz işler yapmak zorunda kalabiliyoruz, bunun herkes için değişmesini isterdim aslında. 
Bir de bazı takıntıların ve hurafe denebilecek inançlarım var. Bunları hayatımdan çıkarmayı çok istiyorum ama çıkaramadım tam olarak henüz...

Yeni bir eşya, yeni bir hayat ya da yeni bir icat mı istediğiniz? ‘Hayalimdir…’ dediğiniz bir şey söyler misiniz?
Her şehre bir havaalanı yapsınlar ya da ışınlanmayı icat etsinler. :) Çok da yolculuk yapmıyorum gerçi ama okuduğum yerle ailemin arası 11 saat olunca özleyince gidemiyorum yanlarına. Sonra zaman makinası olsa John Lennon'la tanışsam mesela. Green Day konserine gitsem. Billie Joe Armstrong'la takılsam... Travis'le tanışıp onlara "siz ne hoş insanlarsınızdır kesin, çünkü şarkılarınız çok hoş" desem. :)


***
Teşekkür ediyorum mim için oFelya. Sorular güzeldi. :)

Özel hayatımızı paylaşmak zorunda mıyız?

Beni çok az tanıyıp da bana özel sorular sorma cürretine sahip insanlara bu soru'm. Sadece bana soran değil aslında, herkese soranlara. Nedir bu rahatlık efen'im? Nedir bu merak bide?
İşine yarayacak bir bilgi de değil yani öğrenmeye çalıştığın. Yok sevgilin var mı, yok mu; varsa kimin nesi, yoksa neden yok falan, bi'sürü sorular... Niye soruyon, oğluna mı alacan nedir yani? 

Sadece bu tarz da değil, mesela geçen bir arkadaşla konuşuyoruz. İşte laf bir şekilde oraya geldi, "kardeşim yanımda kalıyor bu günlerde ama o da sıkıldı gitmek istiyor artık" dedim. 
"Neden? Sosyal bir çocuk değil mi?" 
Ya arkadaşım sana ne? Hem istediği kadar sosyal olsun, bilmediği bir şehirde 3 günde arkadaş grubu yapacak hali yok ya.. Böyle demedim tabi, ama bunu kibar bir şekilde söyledim. 

Mesele şu ki, gereksiz meraklar iyi değildir yeğen. Git dünyada neler oluyor onu merak et, git ne bileyim kültürü sanatı merak et. İşin gücün komşunun özel hayatını merak etmek olmuş be arkadaşım. 
Komşu diyorum mecazen; çünkü insan dostunun yani çok yakınlarının özelini merak edebilir, keza öyle bir konuda yardım gerekiyorsa yardım edebilir. Ama komşu yani sadece arkadaşsan, fazla bir samimiyet yoksa, böyle hoppadanak o kişinin hayatına dalmak da olmayacak! 
Bu demin bahsettiğim kız da bayağı yetenekli bu konuda heralde ki, çok bir muhabbetimiz olmamasına rağmen özel hayatıma dair pek çok bilgiyi almayı başarmıştı. Gerçi kendi de anlatıyor biraz ama anlatmasın ki zaten ben merak etmiyorum onunkini henüz. Belki ilerde arkadaşlığımız ilerler, öğrenirim ama şu anda gerenk yok. Bak arkadaşım; şimdi anı paylaşalım, belki ilerde özelimizi de paylaşırız...

Bunun neden olduğuna dair bazı teorilerim var. Bu herkesle özel hayatı paylaşma olayının Facebook, Twitter, FriendFeed gibi paylaşım sitelerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla arttığını düşünüyorum. Çünkü insanlar bu sitelerde ne yediklerini, ne içtiklerini, ne giydiklerini, şu anda ne yaptıklarını, ilişki durumlarını, kısaca otlarını boklarını yazıyorlar. Yani özellerini cümle alemle, hatta aslında world wide web'le paylaşıyorlar. Böylece internet bağlantısı olan birisi, gidip hiç tanımadığı birinin otunu bokunu öğrenebiliyor. 

Sonra bu duruma alışılıyor ve bu özel hayatın herkesle paylaşımı meşrulaşıyor, normalleşiyor. Bu da herkesin birbirinin her bir şeyinden haberdar olması demek. Oysaki bu, güvensiz ortamlarda başvurulan bir davranıştır aslında. Çünkü güvensiz ortamlarda insanlar birbirlerini kontrol etmek ve güvenliklerinden emin olmak isterler.
Sonuçta hepimiz birbirimizi gözetlemiş ve kendimizi güvende hissetmiş oluyoruz. Ve bu yüzden bilmediğimiz özelleri de öğrenmek için sorma cürretini kendimizde buluyoruz. 
Kim bilir belki de yukarıda bahsettiğim gözetleme-güvensizlik ortamı oluşsun diye bu sitelerin kullanımı bazı güçler tarafından özendiriliyordur. (Bknz: Toplum Mühendisliği) Özellikle de Twitter'dan çok kıllanıyorum. Onun sebebine bir başka yazımda değineceğim.