tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bilenler bilir; Clarissa vardı...

Bu gece nasıl bir nostaljik mutluluk yaşadım bilemezsiniz. Her şey şu uzuuun internet sörflerim sayesinde oldu. Genelde zaman kaybı diye kendime kızıyorum ama aslında seviyorum ve vazgeçemiyorum; hem faydalı da bi yerde. Neyse nerden geldim nasıl geldim şöyle ki; tumblr'da aşağı doğru inip resimlere bakarken şu resmi gördüm. =>
Bu resim büyük ihtimalle, Sabrina diye bir dizi vardı, ondan bir sahne. Çünkü orda konuşan siyah bir kedi vardı hatırlarsanız. Zaten hatırlamıyorsanız bu yazı size pek heyecan vermeyecektir...

Sonra aklıma Sabrina ve orda oynayan kıza küçükken hayran olduğum, daha sonra da onun Trt'de yayınlanan Clarissa diye bir gençlik dizisi olduğu geldi.
Ben o diziyi ve ordaki Clarissa karakterini çok severdim. Biraz da kendimden şeyler bulurdum, mesela erkek kardeşi Ferguson'la sürekli atışırlardı... Ben de keşke kardeşimle o kadar yaratıcı atışmalar yapabilsem diye özenirdim. Ferguson da kızıl saçları ve gıcıklıklarıyla sevimli bir karakterdi.

Dizinin tarzı da çok farklıydı ve çok hoşuma gidiyordu. Mesela bir anda sahneyi durdurup orda Clarissa kendi düşüncelerini söylüyordu filan. Sonra bir olayla ilgili bilgisayarında bi oyun mu yapıyordu ne, onları çok hatırlamıyorum ama acayip özenirdim bilgisayara ya, tabi bizde yok o zamanlar bilgisayar filan. Ne güzel, keşke bende de olsa derdim...

 Bide bunun odasına merdiven dayayıp pencereden giren Sam diye bir arkadaşı vardı, sevgili değillerdi ama sanırım boş da değillerdi birbirlerine karşı. :)

O çok hoşuma giderdi mesela. Ben erkeklerle görüşmesi hoş karşılanmayan bir ortamda büyüdüğüm için Sam'in onun odasına merdivene tırmanarak pencereden girmesi çok eğlenceli ve fantastik gelirdi bana.

Yani ben bu diziyi çok sever, ordaki ağzını yüzünü çok oynatarak konuşan dik burunlu (biraz himym'deki Lily tarzı) kıza, sarı saçlarına, güzel kıyafetlerine çok özenirdim. Gerçek adını da öğrenmiştim; Melissa Joan Hart. Bu ismi hiç unutmuyorum; çünkü Sabrina'daki kızla aynı mı yea diye düşündüğüm için özellikle bakmıştım kızın ismine.

Bir de şu sayfaya ulaştım. http://sharetv.org/shows/clarissa_explains_it_all
İçimden de diyorum ya Sam ne tatlı çocuktu. Ama sayfayı aşağı kaydırınca ne göreyim, Sam öyle çok da bi yakışıklı değil. Demekki bana, tırmanıp odasına gelmesi o kadar çekici gelmiş ki çocuğu da beğenmişim. :) Kendini de ismini de benzettiğim bir arkadaşım vardı; onu da Sam'le özdeşleştirirdim. Benim yaş 13-14 civarı bu arada. Onu söyleyim de!                                         Sam=>>>

http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=9884587
Bu entry de duygularıma tercüman oluyor. Bir de ben Sam'i seslendiren çocuğu biliyorum sanırım. Valla be. Olm çocuk-ergen dizilerini filmlerini bana sorcan. :)

Neyse işte gece gece nostaljik bir mutluluk yaşadım. Diyeceğim o ki ne güzel diziydin sen Clarissa. İndirip izleyeceğim gene. :)

Ben oyuncunun suratıyla kaplı, vesikalık fotoğraf gibi bir sahne izlemek istemiyorum ey yerli dizi yönetmeni!


Dizi çeken yönetmenler size sesleniyorum: ben oyuncuların burun kıllarını yada gözündeki kılcal damarlarını görmek istemiyorum.
Biraz uzaktan çeksenize be!!!
Televizyonda izlemeye değer çok az şey olduğundan, zaten çok az şey izliyorum. Geniş aile de onlardan birisi. Fakat ben bu diziyi izlerken resmen sabrım deneniyormuş gibi hissediyorum. Çünkü programda 20 dakika dizi+10 dakika reklam döngüsü var yaklaşık 2 buçuk saat boyunca.
Arkadaş, ya şu reklam süresini kısaltın yada dizinin uzunluğunu. Film izler gibi dizi izliyoruz, üstelik sinemada 1 olan ara sayısı 4 olarak. Gerçekten sıkılıyorum.

Bir de dizilerdeki çekimlerin aşırı derecede yakın plan olma modası var son birkaç yıldır hemen her dizide. Hem göz yoruyor, hem de itici oluyor. Tamam, jest ve mimik kullanımının çok az olduğu drama dizilerini anlıyorum bi derece de, geniş aile gibi oyuncu kadrosunun genellikle tiyatrocu olduğu ve oyuncuların komediye uygun büyük jest ve mimiklerle oynadığı bir dizide, bu yakın plan çekimler çok göz yoruyor! Burdan yönetmenlerine sesleniyorum, azıcık uzaktan çekin şunu be yav.
Demişim 26.01.2010'da. O zamandan bu yana senaristler mi değişti ne oldu bilmiyorum ama geniş aile'nin mizahi yönü çok düştü. Eskiden reklamında bile koparırdı, şimdi reklamında bile ayhhh dedirten, ortalama altı espriler dönüyor. Eskiden zekai'nin okuldaki bölümleri istisnasız çok komik olurdu, şimdi o bile o kadar güldürmüyor. Sadece kütük'ün biraz iyi anlamda önce çıktığını görüyorum.

Sonuç olarak güle güle Geniş Aile ve dizileri biraz uzaktan çekin ey yönetmenler!

Var mısın Yok musun'a Dair

Bugün space'imde dolaşırken bir yazıya rastladım ve onu burda paylaşmak istiyorum. 2008'in Nisan ayında yazmışım. O zamanki yazı tarzım şimdikinden biraz farklı da olsa, konu hala geçerliliğini koruyor. (:

Geçenlerde tv'de var mısın yok musun adlı yarışmayı izledim ilk defa. İzlemeden önce yarışmanın stratejik düşünmeyi gerektiren bir yarışma olduğunu düşünmüştüm; ortamdaki havadan, yarışmacıların arasında geçen konuşmalardan falan...
Ama izleyince yarışmanın ne bilgi ne de zeka isteyen bir yarışma olduğunu (hayır canım "olmadığını" değil, asıl öyle anlatım bozukluğu oluyor) ortalama bir zekanın yarışmada büyük ödülü kazanmaya engel olmayacağını ya da tam tersi çok zekiyseniz ve risk almayı da seviyorsanız, yarışmadan sadece 1 ytl'yle dönmenizin de mümkün olduğunu farkettim.
Benim asıl ilgimi çeken ise sadece şansa dayalı ve kutu açmak gibi çok basit şeylerden oluşan bir yarışmada bu kadar çok muhabbet dönebilmesi. Zaten yarışmayı izlenebilir kılan da bu muhabbetler ve bu bağlamda elbette ki yarışmayı Acun'un sunması. İzlerken ben de keyif almadım desem yalan olur ama sonuç itibariyle sadece şansa dayalı bir yarışma olduğu için çok da sarmadı beni.
Bir de önündeki kutularından çok fazla sorumluluk duyan yarışmacılar şaşırttı beni. Hatta o kadar çok sorumluluk duyuyor ki bazıları ya da sahiplenmişler kutularını artık hangisi bilemiyorum, açarken "aman kızma bak büyük para çıkarsa" gibi şeyler söyleyip, kutuyu da korkarak açıyorlar ya da belki yarışmacıların arasındaki bağdır onları bu hale getiren. yani birbirlerinin kazanmasını istiyorlar belli ki (gerçi bu konuda ne kadar içten olduklarını Allah bilir ya) neyse işte...
Yarışma epey de izleniyor sanırsam ama bunun sebebi de bence yarışmanın olağanüstü güzel olması falan değil; yarışmanın yayınlandığı saatlerde insanların izleyecek daha iyi şeyler bulamaması. Çoğu kişinin yarışmayı bu yüzden seyrettiğini düşünüyorum, benim için öyle olmuştu en azından.